Kaplama kararında hasta genelde renge, forma ve süreye odaklanır. Kesim konusu en sona kalır ve tek cümleyle geçiştirilir: “birazcık aşındıracağız”.
Oysa tedavinin geri alınamayan tek adımı budur. Kaplamayı yenileyebilir, rengini değiştirebilir, hatta kaplamadan tamamen vazgeçebilirsiniz; alınan diş dokusunu geri koyamazsınız. Bu yazı o adımın ne kadarını aldığını ve hangi durumlarda hiç atılmaması gerektiğini anlatıyor.
Kısa cevap: evet kesilir, miktarı sandığınızdan fazladır
Zirkonyum kaplama için diş tüm yüzeylerinden aşındırılır. Yüzey başına alınan doku 0,5 ile 2 milimetre arasındadır ve bu miktar dişin hangi yüzeyi olduğuna göre değişir.
Milimetre yanıltıcı bir ölçüdür, çünkü dişin kalınlığını ölçer, kaybedilen toplam dokuyu değil. Diş her yönden aynı anda inceltildiğinde ortaya çıkan kayıp, tartılarak yapılan ölçümlerde görünen diş dokusunun üçte ikisinden fazlası olarak bulunmuştur.
Zirkonyum kaplama için diş neden kesilir?
Kaplama, dişin üzerine geçirilen bir kılıf değildir. Kendi kalınlığı, kendi geometrisi ve kendi oturma mantığı olan bir restorasyondur. Dişte ona yer açılmazsa üç ayrı sorun aynı anda ortaya çıkar: diş normalden kalın görünür, karşı çeneyle buluşma bozulur ve kaplamanın kenarı diş etine baskı yapar.
Yeditepe’de hazırlık öncesi yapılan planlamanın amacı da bu üç sorunu aynı anda çözmektir; ortak kaynakları hacimdir. Kaplamanın hacmi dişin dışına eklenemeyeceği için dişin içinden çıkarılır. Kesim işleminin tek cümlelik tanımı budur.
Kaplamanın kendi kalınlığı vardır
Zirkonyum çok sert bir seramiktir ama sertlik tek başına yeterli değildir. Malzemenin çiğneme yükü altında çatlamadan durabilmesi için belirli bir minimum kalınlığa ihtiyacı vardır ve bu kalınlık bölgeye göre değişir.
Isırma yüzeyinde yük en yüksektir, bu yüzden orada en kalın katman gerekir. Dil ve damak tarafında estetik beklenti olmadığı için daha ince bırakılabilir. Ön yüzde ise kalınlığı belirleyen şey dayanım değil renktir: altta koyu bir diş varsa onu gizleyecek katman daha fazla yer ister.
Bu yüzden kesim miktarı tek bir sayı değildir. Hekim her yüzeyi farklı miktarda hazırlar ve hazırlığın doğruluğunu ölçü almadan önce kalınlık ölçerle kontrol eder.
Tutuculuk ve koniklik
Hazırlanan dişin yan yüzeyleri birbirine tam paralel bırakılmaz, hafif konik verilir. Koniklik olmazsa kaplama dişe yerleşirken sıkışır ve tam oturmaz. Fazla olursa tutunacak yüzey azalır ve kaplama zamanla gevşer.
Bu denge kaplamanın uzun ömürlülüğünü doğrudan etkiler. Yapıştırıcı bir yapıştırıcıdır, tutuculuğun tamamını o sağlamaz; asıl tutuculuk hazırlanan dişin geometrisinden gelir. Bu nedenle deneyimli bir hekimin hazırlığı ile aceleye getirilmiş bir hazırlık arasındaki fark, kaplamanın beşinci yılında görünür hale gelir.
Kesilen dişin boyu kısaysa koniklik daha kritiktir, çünkü tutunacak yüzey zaten azdır. Hekim böyle vakalarda oluk açmak gibi ek tutuculuk önlemleri alır.
Bitiş çizgisi ve diş etiyle ilişkisi
Kesimin bittiği, kaplamanın oturacağı sınıra bitiş çizgisi denir. Halk arasında basamak diye anılan bu çizgi, kaplamanın diş etiyle nerede ve nasıl buluşacağını belirler.
Çizginin düzgünlüğü doğrudan ölçülebilir bir sonuç üretir. Pürüzsüz ve doğru açılı bir bitiş çizgisinde kaplama kenarı dişe tam oturur, aradan bakteri sızmaz ve diş eti sakin kalır. Bozuk bir çizgide ise kenarda mikroskobik bir aralık kalır ve o aralık yıllar içinde alttan çürük başlangıcına dönüşür.
Çizginin konumu da bir karardır. Diş etinin hafif altına bırakılırsa estetik kazanılır ama diş eti daha çok tahriş olur, hizada bırakılırsa tam tersi olur. Tercih hastanın gülme hattına ve diş eti kalınlığına göre yapılır.

Ne kadar kesilir ve milimetre neden yanıltıcıdır?
Hazırlık miktarı her yüzeyde farklıdır. Aşağıdaki aralıklar tekli zirkonyum kron için tipik değerlerdir ve dişin mevcut durumuna göre değişir.
| Yüzey | Tipik miktar | Miktarı belirleyen |
|---|---|---|
| Ön yüz | 1 ile 1,5 mm | Altta kalan dişin rengi ve istenen estetik katman |
| Yan yüzeyler | 0,8 ile 1,2 mm | Koniklik açısı ve kaplama kalınlığı |
| Isırma yüzeyi | 1,5 ile 2 mm | Çiğneme yükünü taşıyacak malzeme kalınlığı |
| Dil ve damak tarafı | 0,5 ile 1 mm | Estetik beklenti olmadığı için en az burada aşındırılır |
Bu sayılara bakan hastaların çoğu rahatlar. Bir milimetre gündelik hayatta neredeyse hiçbir şeydir ve kulağa zararsız gelir.
Ama milimetre burada yanlış ölçüdür. Dişin bir yüzeyindeki kalınlık farkını ölçer, toplam hacim kaybını değil. Diş aynı anda dört yönden inceltildiğinde kayıp doğrusal değil, çarpımsal olarak büyür. Bunun gerçek karşılığını görmek için dokuyu ölçmek değil tartmak gerekiyor.
Tam kaplama hazırlığı, dişin görünen kısmının üçte ikisinden fazlasını alıyor
Farklı hazırlık tasarımlarını gravimetrik yöntemle, yani çıkarılan dokuyu tartarak ölçen bir çalışmada, tam kaplama için hazırlanan ön dişlerde kron dokusunun ağırlıkça yüzde 63 ile 72’si uzaklaştırıldı. Aynı ekibin arka dişlerde yaptığı ölçümde bu oran yüzde 67,5 ile 75,6 arasında çıktı. Buna karşılık porselen laminalar ve yapıştırmalı restorasyonlar yüzde 3 ile 30 arasında doku aldı.
Aradaki fark dört katın üzerinde. Yani “sadece bir milimetre” ifadesi teknik olarak doğru ama hastanın kafasında oluşturduğu resim gerçekle uyuşmuyor.
Bu oranın sınırı da var. Yüzde 63 ile 75 aralığı ideal hazırlık için geçerlidir. Dişin eğriliği, eski dolgular veya renk kapatma ihtiyacı oranı yukarı çeker, yani gerçek vakalarda kayıp aralığın üst ucuna yaklaşır.
Kesimin geri alınamaması ne anlama geliyor?
Mine, vücudun yeniden üretemediği tek sert dokudur. Kemik kırıldığında kaynar, deri kesildiğinde kapanır, mine ise bir kez alındığında yerine gelmez. Altındaki dentin sınırlı bir onarım kapasitesine sahiptir ama o da kaybedilen kalınlığı geri getirmez.
Bunun günlük hayattaki karşılığı kalıcı bir bağımlılıktır. Hazırlanmış diş artık kendi başına fonksiyon göremez; üzerinde her zaman bir kaplama, kron veya benzeri bir restorasyon bulunmak zorundadır. Kaplama düşerse diş açıkta kalır ve kısa sürede hassaslaşır.
Bu bağımlılığın zamanla biriken bir maliyeti var. Kaplama on ile on beş yıl sonra yenilenirken diş yeniden hazırlanır ve her yenilemede bir miktar daha doku gider. Genç yaşta kaplanan bir diş yaşam boyunca iki veya üç yenileme görebilir, bu yüzden ilk kesimin konservatifliği otuz yıl sonrasını da belirler.
Sınırı da net koymak gerekir: geri alınamaz olması kesimin kötü bir şey olduğu anlamına gelmez. Yapısal olarak zayıflamış bir dişte kaplama, dişi kaybetmemenin yoludur. Sorun kesimin kendisi değil, gerekmediği yerde yapılmasıdır.
Diş kesilmeden kaplama yapılabilir mi?
Zirkonyum kron için cevap hayır. Ancak soru genellikle “kron istiyorum ama kesilmesin” anlamında değil, “bu sonucu kesimsiz alabilir miyim” anlamında sorulur ve o sorunun cevabı bazı vakalarda evettir.
Belirleyici iki şey var: dişin ne kadar sağlam olduğu ve neyin düzeltilmek istendiği. Sorun yalnızca görünümse ve diş sağlamsa, daha az doku alan yöntemler masada kalır.
| Yöntem | Alınan doku | Hangi durumda uygun |
|---|---|---|
| Beyazlatma | Yok | Sorun yalnızca renkse ve diş sağlamsa |
| Bonding | Yok denecek kadar az | Küçük kırık, kenar düzeltmesi, aralık kapatma |
| Ortodonti | Yok | Çapraşıklık ve diş sıralaması sorunu |
| Laminate veneer | 0,3 ile 0,7 mm, yalnızca ön yüz | Diş sağlam, sorun ön yüzün rengi ve formu |
| Zirkonyum kron | Tüm yüzeylerden, 0,5 ile 2 mm | Diş madde kaybetmiş, zayıflamış veya tam korunması gerekiyor |
Tablodaki sıralama rastgele değil. Doğru yaklaşım listenin en üstünden başlayıp aşağı inmek, yani sorunu en az doku alarak çözebilecek yöntemi aramaktır. Kron bu listenin sonunda durur, başında değil.
Bu yaklaşımın da bir sınırı var. Yapısal kaybı olan bir dişte laminate veya bonding yeterli olmaz, hatta zararlı olur: ince bir seramik katman, altında yeterli destek olmayan bir dişte kısa sürede kırılır. Laminate veneer tedavisi sayfamızda hangi dişin bu yöntem için uygun olduğunu ayrıntılı anlattık.
Hangi diş gerçekten kaplama gerektirir?
Bu ayrımın muayenede yapılması gerekir, ancak arkasındaki mantık hastanın da bilebileceği kadar basittir. Kron yapısal bir ihtiyaç için vardır. Görevi dişi güzelleştirmek değil, kendi başına ayakta duramayan bir dişi çepeçevre sararak taşımaktır.
Buradan doğrudan şu çıkar: yalnızca görünüm sorunu olan sağlam bir dişe kron yapmak, ihtiyaç duyulandan çok daha fazla doku almak demektir. Tedavi başarılı görünür, hasta memnun ayrılır, ama diş gereksiz yere geri alınamaz bir yola sokulmuştur.
| Dişin durumu | Kron gerekir mi |
|---|---|
| Büyük madde kaybı | Evet, dolgunun taşıyamayacağı kadar doku gitmişse |
| Kanal tedavisi görmüş diş | Evet, özellikle arka dişte ve madde kaybı fazlaysa |
| Kırık veya çatlak diş | Evet, dişi çepeçevre sarmak gerekir |
| İleri aşınma, yükseklik kaybı | Evet, çiğneme yüksekliği yeniden kurulmalı |
| Yalnızca renk sorunu | Hayır, önce beyazlatma değerlendirilir |
| Hafif şekil bozukluğu | Hayır, bonding çoğu vakada yeterli |
| Çapraşıklık | Hayır, ortodonti dişi kesmeden düzeltir |
Alt üç satır bu yazının en önemli kısmı. Sosyal medyada dolaşan hızlı gülüş değişimi vakalarının büyük bölümü tam olarak bu üç satırdaki dişlere kron yapılmasından ibarettir. Sonuç birkaç günde alınır, bedeli ise yıllar sonra ödenir.
Tablonun okunma sınırı şu: satırlar tek başına karar vermez, birlikte değerlendirilir. Hafif renk sorunu olan bir dişte büyük bir eski dolgu da varsa o diş üst gruba geçer.

Kesim seansı nasıl ilerler?
Hazırlık tek bir hareketle değil, sırası belli bir dizi adımla yapılır. Hastanın koltukta geçirdiği süre büyük ölçüde bu adımların sayısına bağlıdır.
Seans genellikle şu sırayla ilerler:
- Renk seçimi: dişler henüz kurumadan ve ışık koşulları bozulmadan yapılır, bu yüzden en başa alınır.
- Anestezi: bölge uyuşturulur ve uyuşmanın tam oturması beklenir, işlem bundan önce başlamaz.
- Kılavuz oluk açılması: hekim önce belirli derinlikte ince oluklar açar, böylece ne kadar aşındırdığını gözle değil ölçüyle takip eder.
- Yüzeylerin hazırlanması: oluklar rehber alınarak yüzeyler sırayla inceltilir ve koniklik verilir.
- Bitiş çizgisinin oluşturulması: kaplamanın oturacağı sınır tanımlanır ve pürüzsüzleştirilir.
- Ölçü alınması: dijital tarayıcı veya klasik ölçü ile hazırlanan dişin kaydı çıkarılır.
- Geçici kaplama: aynı seansta hazırlanıp takılır, hazırlanmış diş açıkta bırakılmaz.
Üçüncü adım hastaların hiç duymadığı ama sonucu en çok etkileyen adımdır. Kılavuz oluk açılmadan yapılan hazırlıkta hekim tamamen gözüne güvenir ve fazla kesme riski artar. Yeditepe’de bu adım standarttır ve hazırlık bittikten sonra kalınlık ölçerle doğrulanır.
Bu akış tek seansta tamamlanır. Kaplamanın tamamı ise genellikle iki ile üç seans sürer: hazırlık ve ölçü, prova, yapıştırma. Estetik beklentinin yüksek olduğu ön grup vakalarında araya ek bir renk provası girebilir.
Sınırı da söyleyelim: bu sıra her vakada birebir aynı işlemez. Kanal tedavisi görmüş, çok madde kaybetmiş bir dişte önce alt yapı kurulması gerekir ve seans uzar. Diş eti seviyesinin düzeltilmesi gerekiyorsa hazırlık öncesinde ayrı bir işlem yapılır.
Diş kesimi acıtır mı?
İşlem sırasında acı beklenmez. Bölge lokal anestezi ile uyuşturulur ve hazırlığa ancak uyuşma tam oturduktan sonra başlanır. Bu süre boyunca hissedilen şey ağrı değil titreşim ve baskıdır; ikisi sık karıştırılır ve hasta titreşimi acı olarak yorumlayabilir.
Aşındırma boyunca sürekli su spreyi kullanılır. Bunun sebebi konfor değil koruma: frezin ürettiği sürtünme ısısı diş özüne ulaşırsa kalıcı hasar bırakabilir. Soğutma, kesim sırasında pulpayı korumanın temel yoludur ve soğutmasız çalışmak gerçek bir risktir.
Anestezi geçtikten sonra tablo değişir. Mine tabakasının bir kısmı alındığı için dentin kanalları dış ortama daha açık kalır ve sıcak soğukla kısa sızlamalar başlar. Geçici kaplama takıldığı anda bu şikayetin büyük bölümü kesilir, çünkü açıkta kalan yüzey kapanır.
Hazırlık sonrası birkaç haftalık hassasiyet beklenen bir tablodur
Cleveland Clinic’in kron bilgi sayfası, kaplama sonrasında özellikle sıcak ve soğuğa karşı birkaç hafta sürebilen bir hassasiyetin normal olduğunu belirtiyor. Aynı kaynak diş etinde birkaç gün süren hassasiyetin de beklenebileceğini, buna karşılık kaplamanın kendisinin ağrılı olmaması gerektiğini vurguluyor.
Hassasiyetin ne zaman normal olmaktan çıktığını, gün gün seyriyle birlikte zirkonyum kaplama sonrası ağrı yazımızda ayrıntılı anlattık.
Kesim dişin sinirine zarar verir mi?
Bu sorunun dürüst cevabı düz bir hayır değildir. Doğru cevap, riskin küçük olduğu ama sıfır olmadığıdır ve bu ayrımı yapmak hastaya saygı göstermenin bir parçasıdır.
Mekanizma şöyle işler: aşındırma pulpaya yaklaştıkça iki etki devreye girer. Birincisi sürtünme ısısı, ikincisi açılan dentin kanallarının sayısı. Kanal sayısı arttıkça dış uyaranlar sinire daha kolay ulaşır ve doku uzun süre uyarılmış kalırsa geri dönüşsüz iltihaba geçebilir.
Risk belirli koşullarda yükselir. Aşırı kesim yapılması, soğutmanın yetersiz kalması, dişin zaten büyük bir dolgu taşıması ve pulpanın anatomik olarak yüzeye yakın olması bunların başında gelir. Genç hastalarda pulpa odası daha geniş olduğu için güvenli mesafe daha kısadır ve bu yüzden genç yaşta kron kararı daha dikkatli verilir.
Kaplanan canlı dişlerin çoğu sinirini koruyor, ama tamamı değil
Kron yapılmış dişleri yirmi beş yıl boyunca takip eden bir çalışmada, canlı dişlerin pulpa sorunu göstermeden kalma oranı beşinci yılda yüzde 98, onuncu yılda yüzde 92, yirminci yılda yüzde 87 ve yirmi beşinci yılda yüzde 83 olarak hesaplandı.
Bu veriyi iki yönden okumak gerekiyor. İyi haber, kaplanan dişlerin büyük çoğunluğunun onlarca yıl sinirini koruması ve kron yapıldı diye kanal tedavisinin kaçınılmaz olmaması.
Dikkat edilmesi gereken kısım ise şu: uzun vadede yaklaşık her altı dişten birinde sinirle ilgili bir sorun ortaya çıkıyor ve bu dişlere kanal tedavisi gerekebiliyor. Bu ihtimal tedaviyi reddetmek için bir sebep değil, ama gereksiz yere kron yapılmaması için bir sebeptir.

Hastalar bana çoğunlukla “kaç diş yaptıralım” diye geliyor. Ben sohbeti hep bir adım geri sarıyorum ve şunu soruyorum: bu dişlerin kaçı gerçekten kaplama istiyor? Cevap neredeyse her zaman hastanın beklediğinden az çıkıyor.
Muayenede baktığım şey gülüşün görüntüsü değil, kalan sağlam doku. Mine kalınlığı yeterliyse ve şikayet renk ya da küçük bir form bozukluğuysa, o dişi kesmeden çözüm arıyorum. Kron benim için zayıflamış dişi ayakta tutan bir yöntem, sağlam dişi güzelleştiren bir yöntem değil.
Kendi laboratuvarımızın olması bu noktada işimizi kolaylaştırıyor. Teknisyenle aynı binada çalıştığımız için hazırlığı yaparken kaplamanın nerede ne kadar kalınlık isteyeceğini önceden konuşabiliyoruz. Bu da gereğinden fazla kesmemizi engelliyor, çünkü belirsizlik olduğunda hekim güvenli tarafta kalmak için fazla aşındırmaya meyleder.
Bu karar mantığının pratik karşılığı hazırlık biter bitmez görünür hale gelir. Diş kesildikten sonra tek başına bırakılmaz ve ilk haftanın tamamı planlanmış bir süreçtir.
Kesimden sonraki ilk hafta nasıl geçer?
Kesim biter bitmez ölçü alınır ve aynı seansta geçici kaplama takılır. Geçici kaplama bir süs ya da oyalama değildir; kalıcı kaplama hazırlanana kadar dört ayrı işi birden yapar.
Birincisi açıkta kalan dentini kapatarak hassasiyeti keser. İkincisi diş etinin şeklini korur, böylece kalıcı kaplama geldiğinde oturacağı yatak bozulmamış olur. Üçüncüsü hazırlanmış dişin komşularına doğru kaymasını engeller. Dördüncüsü hastaya konuşma ve çiğneme konforu sağlar.
Bu dönemde dikkat edilecekler kısadır: sert ve yapışkan gıdalardan kaçınmak, diş ipini o bölgede yukarı çekmek yerine yandan çıkarmak ve geçici kaplama düşerse beklememek. Düşmesi acil bir tablo değildir ama saatler içinde haber verilmelidir, çünkü açıkta kalan diş hem hassaslaşır hem konum değiştirebilir.
Bu dönem genellikle birkaç günle bir hafta arasındadır. Kendi laboratuvarımızda üretim yaptığımız için bekleme çoğu vakada kısalır, ancak süre kaplamanın karmaşıklığına bağlıdır.
Hamilelikte zirkonyum kaplama yapılır mı?
Hamilelik kaplama için mutlak bir engel değildir, ancak zamanlama ayrı bir karardır. Genel yaklaşım, estetik amaçlı ve ertelenebilir işlemleri doğum sonrasına bırakmak yönündedir.
Bunun birkaç pratik gerekçesi var. Uzun seanslarda sırtüstü pozisyonda kalmak özellikle son üç ayda zorlaşır. Hamilelikte diş eti hormonal etkiyle daha hassas ve kanamaya yatkın olur, bu da bitiş çizgisi çalışmasını ve ölçü kalitesini olumsuz etkiler. Röntgen ihtiyacı ise ayrı bir değerlendirme gerektirir.
Tablo ağrı veya enfeksiyon varsa tamamen değişir. Tedavi edilmeyen bir diş enfeksiyonu, ertelemenin getireceği riskten daha büyük bir risktir ve bu durumda tedavi ertelenmez. Burada karar diş hekimi ile kadın doğum hekiminin birlikte değerlendirmesiyle verilir.
Sık sorulan sorular
Aşağıdaki sorular kaplama kararı öncesinde kliniğe en sık yöneltilen başlıklardan derlendi. Cevaplar canlı diş üzerine yapılan tekli zirkonyum kron içindir.
Zirkonyum kaplama yapılırken diş kesilir mi?
Evet, kesilir. Kaplamanın dişe oturabilmesi ve doğal kalınlıkta görünebilmesi için tüm yüzeylerden doku alınması zorunludur. Bu, tercih edilebilir bir adım değil, yöntemin kendisinden kaynaklanan bir gerekliliktir.
Kesimin miktarı ise tercihe bağlıdır. Deneyimli bir hekim kılavuz oluk açarak ve kalınlık ölçerle doğrulayarak gereken minimum miktarda kalır. Aceleye getirilen hazırlıkta ise güvenli tarafta kalma refleksiyle gereğinden fazla aşındırma yapılabilir.
Dişler kesilirken acıyor mu?
Hayır, işlem lokal anestezi altında yapılır ve uyuşma tam sağlanmadan başlanmaz. Hissedilen duyum ağrı değil, frezin ürettiği titreşim ve hekimin uyguladığı hafif baskıdır.
Bazı hastalar bu titreşimi rahatsız edici bulur ve acıyla karıştırır. Böyle durumlarda seansa ara vermek veya ek anestezi uygulamak mümkündür. İşlem sırasında gerçekten keskin bir ağrı hissediliyorsa bu anestezinin yetersiz kaldığını gösterir ve hekime hemen bildirilmelidir.
Diş kesimi kaç saat sürer?
Tek diş için hazırlık genellikle on beş dakikanın altında tamamlanır. Ancak hasta koltukta yalnızca kesim süresi kadar kalmaz; anestezinin etki etmesi, ölçü alınması ve geçici kaplamanın hazırlanması da aynı seansa dahildir.
Bir çenedeki altı ile sekiz dişin hazırlığı bu adımların tamamıyla birlikte bir ile iki buçuk saat arasında sürer. Süre dişlerin durumuna göre değişir: eski dolguların sökülmesi veya diş eti düzeltmesi gerekiyorsa seans uzar.
Diş kesilmeden kaplama yapılır mı?
Zirkonyum kron için hayır, çünkü kron dişi çepeçevre sardığı için mutlaka yer açılması gerekir. Ancak soru genellikle “bu sonucu kesimsiz alabilir miyim” anlamına gelir ve bazı vakalarda cevap evettir.
Kesim gerektirmeyen ya da çok az kesim gerektiren seçenekler şunlardır: beyazlatma, bonding, ortodonti ve seçilmiş vakalarda laminate veneer. Bunların uygunluğu dişin sağlamlığına bağlıdır; yapısal kaybı olan bir dişte hiçbiri yeterli olmaz ve zorlandığında kısa sürede kırılır.
Dişler kesildikten sonra ağrı ne kadar sürer?
Hazırlık sonrası hafif hassasiyet tipik olarak üç ile yedi gün sürer ve her gün bir önceki güne göre azalır. Geçici kaplama takıldığı için bu dönem çoğu hastada rahat geçer.
Sınır on dört gündür. Ağrı bu süreyi aşıyorsa, ısırırken keskin bir batma varsa ya da geceleri uykudan uyandırıyorsa beklenmemelidir. Bu tablolar genellikle kapanış ayarı veya sinirle ilgili bir sorunun işaretidir ve ikisi de muayeneyle ayırt edilir.
Kesilen diş eski haline döner mi?
Hayır. Alınan mine yeniden üretilemez ve dentinin sınırlı onarım kapasitesi kaybedilen kalınlığı geri getirmez. Hazırlanmış bir diş ömrü boyunca bir kaplamaya veya benzeri bir restorasyona ihtiyaç duyar.
Bu nedenle kaplama kararında geri dönüş planı değil ileriye dönük plan yapılır. Soru “vazgeçersem ne olur” değil, “bu diş otuz yılda kaç kez yenilenecek” olmalıdır.
Kesim sonrası kanal tedavisi gerekir mi?
Genellikle gerekmez. Uzun dönem takiplerde kaplanan canlı dişlerin büyük çoğunluğu sinirini koruyor ve ilk on yılda pulpa sorunu görülme oranı düşük kalıyor.
Yine de ihtimal sıfır değil ve yıllar geçtikçe artar. Riski yükselten etkenler aşırı kesim, yetersiz soğutma, eski büyük dolgular ve pulpanın yüzeye yakın olmasıdır; çoğu dikkatli hazırlıkla azaltılabilir.
Karar vermeden önce ikinci bir görüş alın
Kesim geri alınamadığı için bu kararda acele etmenin bedeli yüksektir. Yeditepe’de muayenede sorulan ilk soru kaç diş yapılacağı değil, hangi dişin gerçekten kaplama gerektirdiğidir. Bazı vakalarda cevap tek bir diş, bazılarında hiçbiri olabilir.
Mevcut durumunuzun değerlendirilmesi ve kesim gerektirmeyen seçeneklerin size uygun olup olmadığının belirlenmesi için zirkonyum diş kaplama tedavimizi inceleyebilir ve Kağıthane’deki kliniğimizden randevu alabilirsiniz.
Dt. Nubar Özcamcı
Başhekim · Yeditepe Diş
Uzman yazarİstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi mezunu olan Dt. Nubar Özcamcı, 20 yılı aşkın klinik deneyimiyle implant cerrahisi ve estetik diş hekimliği alanlarında uzmanlaşmıştır. Avrupa'daki kongrelerde sunumlar yapan ve güncel tedavi protokollerini yakından takip eden Özcamcı, her hastası için kişiye özel, kanıta dayalı tedavi planları oluşturmaktadır.
