Aynaya yakından baktığınızda dişlerinizin diş eti sınırında sarımsı-kahverengi bir kuşak fark ediyor, dilinizi alt ön dişlerinizin iç yüzeyinde gezdirdiğinizde sertçe bir doku hissediyor ya da fırçalama sırasında diş etlerinizden ara ara kanama yaşıyorsanız, çoğunlukla işin içinde aynı şey vardır: diş taşı. Sertleşmiş bu birikinti, evdeki en titiz fırçalamayla bile uzaklaştırılamaz ve profesyonel bir müdahale ister.
Pek çok hasta “ben düzenli fırçalıyorum, ipimi de kullanıyorum, neden yine diş taşı oluşuyor?” sorusuyla kliniğimize geliyor. Yanıt çoğunlukla hijyen kalitesinden çok, tükürük yapısı, ağız florası, beslenme alışkanlıkları, sigara ve diş diziliminin oluşturduğu birleşik bir denklemde saklı. Bu rehberde diş taşı temizliğinin neden ertelenmemesi gereken bir kontrol olduğunu, kişiye göre değişen sıklığın nasıl belirlendiğini ve işlemin gerçekte nasıl yapıldığını adım adım açıklıyoruz.
Diş Taşı Nedir? Diş Plağıyla Karıştırmayın
Diş taşı, diş yüzeylerinde ve diş eti sınırına yakın bölgelerde biriken bakteri plağının tükürük içindeki kalsiyum ve fosfat tuzlarıyla mineralize olarak sertleşmesi sonucu oluşan, sarımsı-kahverengi tabakadır. Tıp literatüründe kalkulus (calculus) adıyla geçer ve bir kez sertleştikten sonra diş fırçasıyla uzaklaştırılamaz; yalnızca özel klinik aletlerle çıkarılabilir.
Diş plağı ise plak filmi adıyla bilinen, dişler üzerinde sürekli oluşan yumuşak ve yapışkan bir bakteri tabakasıdır. Plak doğru fırçalama ve diş ipi kullanımıyla uzaklaştırılabilir. Sorun şuradan başlar: plak 24-72 saat içinde mineralleşmeye, birkaç hafta içinde de tam olarak diş taşına dönüşmeye başlar. Yani günlük bakım ne kadar iyi olursa olsun, fırçanın ulaşamadığı noktalarda kalan plak günler içinde sertleşmeye başlar.
Klinikte diş taşları iki ayrı bölgede gözlemlenir:
- Supragingival diş taşı: Diş etinin üzerinde, gözle görünebilen bölgede oluşur. En sık alt ön dişlerin iç yüzünde (büyük tükürük bezlerinin açıldığı bölgeye yakınlık nedeniyle) ve üst azı dişlerin yanak tarafında birikir.
- Subgingival diş taşı: Diş etinin altında, görünmeyen bölgede oluşur. Daha sert, daha koyu renklidir ve diş eti hastalıklarının ilerlemesinde başrol oynar. Hasta bu birikintinin farkında bile olmayabilir; ancak diş eti sondalama muayenesinde tespit edilir.
Diş Taşı Neden Oluşur? Kimlerde Daha Hızlı Birikir?
Diş taşı oluşumu sadece “iyi fırçalamamak” meselesi değildir. Aynı bakım alışkanlığına sahip iki kişide oluşum hızı belirgin biçimde farklı olabilir. Hızlandıran faktörler şöyle sıralanabilir:
- Tükürük yapısı: Tükürüğü daha bazik veya kalsiyum bakımından zengin olan bireylerde mineralizasyon hızlıdır. Bu kişisel bir özellik olduğu için müdahale edilemez; sadece daha sık temizlikle dengelenir.
- Sigara ve tütün ürünleri: Diş taşı oluşumunu hem hızlandırır hem de rengini koyulaştırır. Ayrıca diş eti dolaşımını bozarak periodontal hastalıkların temelini hazırlar.
- Çay, kahve ve renkli içecek tüketimi: Doğrudan diş taşına yol açmasa da var olan birikintinin görünür hale gelmesini ve dişlerin daha mat-sarı algılanmasını sağlar.
- Diş diziliminde çapraşıklık: Çapraşık dişlerin arası fırça ve diş ipiyle iyi temizlenemez; bu bölgeler diş taşı için sürekli birikim alanları haline gelir. Ortodontik tedavi ihtiyacı olan hastalarda temizlik aralığının daha sık tutulması önerilir.
- Bazı sistemik durumlar ve ilaçlar: Diyabet, ağız kuruluğu yapan ilaçlar (antidepresanlar, antihistaminikler, bazı tansiyon ilaçları) ve hormonal değişiklikler diş taşı oluşumunu artırabilir.
- Yetersiz fırçalama tekniği: Süre, açı ve fırça seçimi yanlış olduğunda günde üç kez fırçalama bile plak kontrolü için yetersiz kalabilir.
- Diş ipi kullanmama alışkanlığı: Diş aralarındaki plağın tek temizleme yöntemi diş ipi ya da arayüz fırçasıdır. Bu adım atlandığında diş taşı genellikle önce diş aralarında oluşur.
Diş Taşı Temizliği Neden Önemli? Geciktirildiğinde Neler Olur?
Diş taşı yalnızca estetik bir konu değildir. Sertleşmiş yüzeyi pürüzlü olduğu için yeni plak birikimi için adeta bir iskelet işlevi görür. Sonuç giderek büyüyen bir kısır döngüdür: ne kadar çok diş taşı varsa, üstüne o kadar hızlı yeni plak yapışır; bu da diş eti sağlığı için süregelen bir tehdittir.
Diş taşı temizliğinin uzun süre ertelenmesi şu sonuçlara yol açar:
- Diş eti iltihabı (gingivitis): Diş eti kenarındaki diş taşı, kronik bir bakteri kaynağı oluşturur. Diş etinde kızarıklık, şişlik ve fırçalama sırasında kanama bu aşamanın klasik belirtileridir.
- Periodontit (ileri diş eti hastalığı): Tedavi edilmemiş gingivitis, ataşman ve kemik kaybıyla seyreden periodontite ilerleyebilir. Periodontit dünya genelinde yetişkinlerde diş kaybının başta gelen nedenlerinden biridir. Diş eti hastalıkları sayfamızda bu sürece detaylı yer veriyoruz.
- Diş eti çekilmesi: Subgingival diş taşı bölgesinde diş eti zamanla geriler; diş kökleri açığa çıkar, hassasiyet ve estetik kayıp başlar.
- Ağız kokusu (halitozis): Diş taşı yüzeyindeki bakteri kolonileri uçucu sülfür bileşikleri üreterek inatçı kötü kokuya yol açar. Sadece nane bazlı çözümlerle giderilemez. Ağız kokusu inatçıysa altta yatan diş taşı ve diş eti tablosunun değerlendirilmesi gerekir.
- Diş kayıpları: İleri evredeki periodontit, dişin sağlam görünmesine rağmen kemik desteğinin erimesine neden olur ve geri dönüşü zor sonuçlar doğurabilir.
- Sistemik sağlık üzerindeki olası etkiler: Güncel klinik literatürde periodontal hastalıkların kalp-damar sağlığı, kötü kontrol edilen diabet ve gebelik komplikasyonlarıyla ilişkisi araştırılmaktadır. Bağlantının yönü ve gücü tartışmalı olsa da ağız hijyeninin genel sağlığın bir parçası olduğu artık kabul gören bir görüştür.
Yeditepe Diş Uzmanından
Kliniğimizde en sık rastladığımız tablolardan biri, hastanın yıllarca diş taşı temizliği yaptırmamış olması ve sonunda diş eti çekilmesi yahut diş sallanmasıyla başvurmasıdır. Oysa düzenli aralıklarla yapılan profesyonel temizlik, hem mevcut sorunları erken yakalar hem de gelecekteki tedavi maliyetinin ve süresinin önüne geçer. Diş taşı temizliği bir tedavi değil, koruyucu bir kontroldür.
Diş Taşı Temizliği Ne Sıklıkla Yaptırılmalı?
Diş taşı temizliği için en sık karşılaşılan öneri 6 ayda birdir. Bu aralık her hasta için kesin bir kural olmaktan çok, ortalama bir başlangıç noktasıdır; doğru sıklık kişinin ağız hijyenine, sigara kullanımına, diş diziliminin durumuna, var olan diş eti hastalığının evresine ve genel sağlık koşullarına göre 3 aydan 12 aya kadar değişebilir.
Hastanın risk profiline göre temizlik sıklığı genel olarak şöyle planlanır:
| Risk Profili | Tipik Özellikler | Önerilen Aralık |
|---|---|---|
| Düşük risk | Diş eti sağlığı yerinde, sigara kullanmıyor, düzenli fırçalama ve diş ipi kullanımı, tükürük yapısı normal | 9-12 ay |
| Standart risk | Genel sağlıklı yetişkin, ortalama hijyen, hafif çay-kahve tüketimi | 6 ay |
| Yüksek risk | Sigara kullanımı, yoğun kafein tüketimi, çapraşık diş dizilimi, diş eti iltihabı öyküsü | 3-4 ay |
| Periodontit hastası | Tedavi görmüş veya görmekte olan periodontit hastası | 3-4 ay (destekleyici periodontal bakım) |
| Sabit ortodontik tedavi | Tel-braket kullanan hastalar | 3-4 ay |
| Hamile/diyabet hastası | Hormonal/metabolik nedenle diş eti hassasiyeti yüksek | 3-6 ay |
Yukarıdaki süreler genel klinik çerçeveyi yansıtır; sizin için doğru aralık, hekiminizin değerlendirmesi sonrasında kesinleşir.
Düzenli Profesyonel Temizlik Yaptıranlarda Süreç
Diş taşı temizliği bir kez yaptırıldığında “iş bitti” sayılmaz; kişisel risk faktörleri devam ettiği sürece birikim de sürer. Düzenli aralıklarla profesyonel temizlik yaptıran hastalarda her seans daha kısa, daha konforlu ve diş eti dokusu açısından daha sorunsuz geçer. Çünkü oluşan birikinti henüz az ve yumuşak; cihaz çok daha kısa süre çalışır.
Hiç Yaptırmamış ya da Yıllar Sonra Gelen Hastalarda Süreç
Yıllarca temizlik yaptırmamış bir hastada diş taşı sertleşmiş, diş etinin altına ilerlemiş ve etrafında kronik iltihap odakları oluşturmuş olabilir. Bu durumda temizlik tek seansta tamamlanamayabilir; bölge bölge planlanan birden fazla seans, gerektiğinde lokal anestezi eşliğinde derin küretaj (subgingival debridman) ve ardından da iyileşme sürecinde diş eti yanıtının kontrolü gerekebilir.
Detaylı bir muayene için randevu oluşturalım. Sizin için doğru temizlik aralığını belirlemek hekimin diş eti sondalama ölçümü, dişlerin durumu ve ağız hijyeni alışkanlıklarınızı birlikte değerlendirmesini gerektirir. Yeditepe Diş Kliniği’nde her hastaya özel bir kontrol takvimi planlanır; randevu oluşturmak için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.
Profesyonel Diş Taşı Temizliği Nasıl Yapılır?
Modern bir diş taşı temizliği ortalama 30-45 dakika sürer ve şu aşamalardan oluşur:
- Ön muayene ve değerlendirme: Diş eti sondalama, kanama indeksi ve plak indeksi kontrolü yapılır. Birikintinin yoğunluğuna göre temizliğin tek mi yoksa birden fazla seansa mı yayılacağı belirlenir.
- Ultrasonik temizlik: Yüksek frekanslı titreşim üreten ultrasonik cihazın ucu, diş taşına temas ettiğinde mineralize yapıyı parçalar; aynı anda püskürtülen su soğutma ve yıkama görevi görür. Diş minesine zarar verecek bir mekanik aşındırma söz konusu değildir; uygulanan, dişe değil diş taşı tabakasına yöneliktir.
- El aletleriyle ince temizlik (küretaj): Ultrasonik temizlikten sonra diş eti hattında kalan ince birikintiler, küret adı verilen özel el aletleriyle uzaklaştırılır. Subgingival diş taşı varsa bu aşama belirleyicidir.
- Polisaj (parlatma): Diş yüzeyleri özel macunlar ve döner fırçalarla pürüzsüzleştirilir. Pürüzsüz yüzey, yeni plak yapışmasını yavaşlatır.
- Florür uygulaması (gerektiğinde): Diş eti çekilmesi veya hassasiyet riski olan hastalarda florür jeli uygulanabilir.
- Hijyen eğitimi: Temizlik sonunda hekiminiz ya da hijyenistiniz size özel fırçalama tekniğini, hangi diş ipi veya arayüz fırçasını kullanmanız gerektiğini gösterir.
İşlem genel olarak ağrılı değildir; ancak diş eti çekilmesi olan veya çok hassasiyet bildiren hastalarda lokal yüzey anesteziği uygulanabilir.
Lazer ile Diş Taşı Temizliği Hakkında Doğru Bilgi
Bazı kliniklerde “lazerle diş taşı temizliği” başlığı altında sunulan uygulamalar hastalarda kafa karışıklığına yol açabilmektedir. Güncel klinik pratikte lazer, diş taşı temizliğinin tamamı için tek başına standart bir yöntem değildir; ultrasonik temizlik ve el aletleriyle yapılan klasik yaklaşımı destekleyen bir araç olarak özellikle ileri periodontal vakalarda kullanılabilir. Hangi yöntemin sizin için uygun olduğu muayene sonrasında netlik kazanır.
Diş Taşı Temizliği Sonrası Bakım
Temizlik sonrası ilk 24-48 saatlik dönem, sonuçların korunması açısından kritik bir penceredir:
- Hassasiyet beklentisi: Temizlikten sonra dişlerde sıcak-soğuk hassasiyeti birkaç gün sürebilir. Hassasiyet azaltıcı diş macunları ve florürlü gargaralar bu süreçte yardımcı olur.
- Beslenme: İlk gün çok sıcak, çok soğuk ve aşırı asitli yiyecek-içeceklerden kaçınmak diş eti dokusunun rahatlamasını sağlar.
- Fırçalamaya ara verilmez: Yumuşak diş fırçası ile nazik fırçalama temizlik akşamından itibaren sürdürülür. Diş etlerinde geçici kanama olabilir; bu fırçalamayı bırakma değil, tekniği iyileştirme sebebidir.
- Diş ipi alışkanlığı: Diş taşı temizliği sonrası diş ipi kullanımı çok daha kolaydır. Yeniden birikim için en güçlü engel günlük diş ipi rutinidir.
- Sigara ve alkol: İlk 24 saat sigaradan ve alkol bazlı gargaralardan uzak durmak iyileşmeyi destekler.
- Renklenmiş hisse şaşırmayın: Diş taşı temizlendikten sonra dişler aniden “daha sarı” görünebilir. Birikinti dişin gerçek rengini saklıyordu; profesyonel temizlikten sonra ortaya çıkan renk dişin asıl tonudur. Eğer renklenme sizi rahatsız ediyorsa, hekiminizle diş beyazlatma seçeneklerini değerlendirebilirsiniz.
Sıkça Yapılan Yanlışlar
“Diş taşı temizliği dişleri inceltir / aşındırır”
En yaygın yanlış inanışlardan biridir. Ultrasonik cihaz dişe değil, diş taşı tabakasına etki eder; mine kaybı söz konusu değildir. Hastanın “dişlerim inceldi” hissi, çoğunlukla diş taşı kaldırıldıktan sonra dişlerin gerçek konturunun ortaya çıkmasından kaynaklanır.
“Diş taşı temizliği dişlerin arasını açar”
Subgingival diş taşı, uzun süredir diş eti dokusunu iter ve etrafında bir cep oluşturur. Temizlik sonrasında diş eti iyileşince, daha önce diş taşının doldurduğu boşluk geçici olarak fark edilir. Hasta bu durumu “dişlerim arası açıldı” şeklinde algılayabilir; oysa açılan diş arası değil, daha önce iltihaplı dokunun gizlediği gerçek anatomidir.
“Düzenli fırçaladığım için temizliğe ihtiyacım yok”
Fırça ve diş ipi, plağın günlük temizliği için yeterlidir. Ancak bir kez sertleşip diş taşına dönüşen birikinti ev tipi gereçlerle uzaklaştırılamaz. Ayrıca diş eti altındaki bölge, evde herhangi bir aletle güvenle temizlenebilecek bir alan değildir.
“Diş taşım yok, gerek yok”
Diş eti altındaki diş taşı (subgingival kalkulus) gözle görülmez; bazı durumlarda ön yüzeyde hiçbir birikinti olmasa da diş eti hattının altında ileri evrede taş bulunabilir. Bu nedenle düzenli muayene öyle ya da böyle önerilir.
“Hamilelikte diş taşı temizliği yapılmaz”
Aksine, hamilelik döneminde hormonal değişiklikler diş eti hassasiyetini artırdığı için profesyonel hijyen kontrolü daha kritik hale gelir. Genellikle 2. trimester (4-6. aylar) güvenli bir uygulama penceresi olarak kabul edilir; doğru zamanlama hekiminiz tarafından belirlenir.
Yeditepe Diş Uzmanından
Diş taşı temizliği ile diş beyazlatmayı karıştıran çok sayıda hasta görüyoruz. Temizlik dişlerin doğal rengini değiştirmez; üzerindeki birikintiyi ve renklenmeleri kaldırarak doğal tonu ortaya çıkarır. Temizlik sonrasında dişler “daha aydınlık” görünebilir, ama bu beyazlatma değildir. Eğer diş tonunu değiştirmek hedefiniz varsa, profesyonel temizlik genelde beyazlatma uygulamasından önce gelir; iki işlemin sırası tedavinin başarısı için önemlidir.
Çocuklarda Diş Taşı Temizliği
Çocuklarda diş taşı yetişkinlere göre çok daha az görülür; ancak ağız solunumu, çapraşık süt-karışık dişlenme ya da yetersiz hijyenle birlikte küçük yaşlarda da oluşabilir. Çocuk yaş grubunda temizlik uygulamaları, çocuğun yaşına ve uyumuna göre planlanır; cihaz seçimi ve süresi yetişkin protokollerinden farklılık gösterir.
Pedodonti (çocuk diş hekimliği) yaklaşımında ebeveynin rolü çok önemlidir: çocuğun diş hekimi muayenesine alıştırılması, oyun bazlı tekniklerle kaygının azaltılması ve evde bakım rutininin desteklenmesi gerekir. Çocukların ilk diş hekimi muayenesi için ideal zaman ve takip sıklığı çocuk diş hekimliği sayfamızda detaylı şekilde anlatılmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Diş taşı temizliği ağrılı bir işlem midir?
Diş taşı temizliği genel olarak ağrılı bir işlem değildir; çoğu hasta süreci hafif bir titreşim ve su püskürtmesi olarak tanımlar. Diş eti çekilmesi veya hassasiyeti olan bölgelerde anlık keskin bir his oluşabilir. Bu durumlarda yüzey anesteziği veya gerekiyorsa lokal anestezi uygulanır. İleri periodontit hastalarında derin küretaj gerekiyorsa anestezi rutin olarak tercih edilir.
Diş taşı temizliği yılda kaç kez yaptırılmalı?
Standart risk profilindeki yetişkinler için yılda iki kez, yani yaklaşık 6 ayda bir kontrol ve gerektiğinde temizlik önerilir. Sigara, çapraşık diş dizilimi, periodontit öyküsü, diabet veya hamilelik gibi durumlarda yılda üç-dört kez kontrol gerekebilir. Düşük risk profilindeki bazı hastalarda ise 9-12 ay aralığı yeterli olabilir. Doğru sıklık her zaman muayene sonrası belirlenir.
Diş taşı temizliği sonrası dişler hassas mı olur?
Geçici hassasiyet işlemin yaygın bir parçasıdır ve genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Hassasiyet azaltıcı diş macunları, florürlü gargaralar ve yumuşak fırça kullanımı bu süreci kolaylaştırır. Diş eti çekilmesi olan hastalarda hassasiyet biraz daha uzun sürebilir; belirgin ve kalıcı bir hassasiyet varsa hekiminize danışmak önemlidir.
Diş taşı kendi kendine düşer veya çıkar mı?
Hayır. Diş taşı tükürük mineralleriyle sertleşmiş bir yapıdır; ev tipi fırçalama, gargaralar, doğal yağlar veya çevrimiçi tarif edilen yöntemlerle uzaklaştırılamaz. Kendi başına yapılan kazıma denemeleri diş minesi ve diş etine zarar verebilir. Tek güvenli yol klinik ortamda yapılan profesyonel temizliktir.
Diş taşı temizliği dişlerin sallanmasına neden olur mu?
Tek başına temizlik dişin sallanmasına neden olmaz. Eğer hasta temizlik sonrası dişlerinde “sallanma hissi” tarif ediyorsa, gerçek tablo şudur: ileri periodontit nedeniyle kemik desteği zaten azalmıştır ve diş taşı çevrede mekanik bir destek görevi görmektedir. Bu birikinti kaldırıldığında altta yatan kemik kaybı belirginleşir. Bu durumda sorun temizlikten değil, çok daha önce ilerlemiş diş eti hastalığındandır.
Diş taşı temizliği işlemi ne kadar sürer?
Standart bir hijyen seansı 30-45 dakika sürer. Birikinti yoğunsa veya birden fazla bölgede subgingival temizlik gerekiyorsa süre uzayabilir; bu olgularda işlem birden fazla seansa yayılarak konfor artırılır.
Kliniğinizde anlaşmalı sigorta kapsamı var mı?
Anlaşmalı sigorta bilgisi için kliniğimizi 0533 649 50 64 numaralı hattımızdan arayabilir ya da randevu formunu doldurabilirsiniz; size güncel kapsam bilgisi verilecektir. Diş taşı temizliği gibi koruyucu işlemler bazı sigorta planlarında yer alabilmekte olup poliçe detayına göre değişmektedir.
Ne Zaman Diş Hekimine Başvurulmalı?
Diş taşı temizliği için “şikayetim olunca giderim” yaklaşımı geç bir yaklaşımdır. Düzenli kontrol ihmal edilmemesi gereken bir koruyucu adımdır. Aşağıdaki belirtiler eşlik ediyorsa randevu için beklemek doğru olmaz:
- Diş etlerinde fırçalama sırasında veya kendiliğinden başlayan kanama.
- Diş eti hattında belirgin sarımsı-kahverengi sertleşmiş tabaka.
- İnatçı, diş fırçalamayla geçmeyen ağız kokusu.
- Diş etlerinde kızarıklık, şişlik veya hassasiyet.
- Dişlerin “uzamış” ya da diş etinin çekilmiş gibi görünmesi.
- Soğuk-sıcak hassasiyetinin son haftalarda artmış olması.
- Dişlerde sallanma hissi veya ısırma sırasında huzursuzluk.
Sağlıklı Diş Etlerinin Görünmeyen Temeli: Düzenli Profesyonel Temizlik
Diş taşı temizliği, sıkça düşünüldüğünün aksine kozmetik bir uygulama değil, ağız sağlığının temelinde yer alan koruyucu bir kontroldür. Düzenli yaptırıldığında diş eti hastalıklarının başlangıçta yakalanmasını sağlar, ileride çok daha kapsamlı tedavilere duyulacak ihtiyacı azaltır ve dişlerin doğal yapısını yıllar boyunca korumaya yardımcı olur.
İdeal aralık her hasta için aynı değildir: standart risk profiline sahip yetişkinler için ortalama 6 ay önerilirken, sigara kullanan, çapraşık diş dizilimi olan ya da diş eti hastalığı öyküsü bulunan hastalarda 3-4 ayda bir kontrol gerekebilir. Doğru sıklığı belirleyen tek yol, kişisel değerlendirme yapan bir diş hekimi muayenesidir.
İstanbul Levent’te Diş Taşı Temizliği için Yeditepe Diş Kliniği
Yeditepe Diş Kliniği, 2003’ten bu yana İstanbul’da uzman hekim kadrosu ve dijital diş hekimliği altyapısıyla koruyucu, restoratif ve estetik diş tedavilerini tek çatı altında sunmaktadır. Diş taşı temizliği uygulamalarımızda hijyen seansını izole bir işlem olarak değil, hastanın bütüncül ağız sağlığının bir parçası olarak ele alıyoruz: her seansta diş eti durumu sondalama ile değerlendirilir, ihtiyaç doğrultusunda derin küretaj yahut destekleyici periodontal bakım planlanır ve hastaya özel hijyen rutini birlikte oluşturulur.
5.000’i aşkın hastanın deneyimiyle şekillenen klinik birikimimiz, ultrasonik cihazlarımız ve güncel periodontolojik protokollere uyumlu yaklaşımımız sayesinde uygulamalar konforlu ve kontrollüdür. Çocuk hastalardan ortodontik tedavi gören bireylere, hamile hastalardan periodontit takibi gerektiren olgulara kadar geniş bir hasta grubuna kişiye özel temizlik aralıkları planlıyoruz.
Kliniğimiz İstanbul Levent konumunda yer almakta; Kağıthane, Beşiktaş, Şişli, Mecidiyeköy, Sarıyer ve Maslak çevresinden toplu taşıma ve özel araçla ulaşım oldukça kolaydır. Gültepe-Kağıthane sınırındaki konumumuz hem Avrupa Yakası içinden hem de çevre ilçelerden gelen hastalarımızın randevu sürecini hızlandırmaktadır.
Randevu ve Ön Görüşme: Diş taşı temizliği değerlendirmesi ve size özel bir hijyen kontrol takvimi planlaması için kliniğimizi 0533 649 50 64 numaralı hattımızdan arayabilir ya da web sitemizdeki randevu formunu doldurabilirsiniz. Anlaşmalı sigorta kapsamı ve tedavi süreciyle ilgili tüm bilgileri muayene öncesi ekibimiz sizinle paylaşacaktır.
Dt. Nubar Özcamcı
Başhekim · Yeditepe Diş
Uzman yazarİstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi mezunu olan Dt. Nubar Özcamcı, 20 yılı aşkın klinik deneyimiyle implant cerrahisi ve estetik diş hekimliği alanlarında uzmanlaşmıştır. Avrupa'daki kongrelerde sunumlar yapan ve güncel tedavi protokollerini yakından takip eden Özcamcı, her hastası için kişiye özel, kanıta dayalı tedavi planları oluşturmaktadır.
