Zirkonyum kaplama, diş yüzeylerine zirkonyum dioksit esaslı metal içermeyen bir altyapı üzerine uygulanan dayanıklı ve estetik bir kaplama türüdür. Doğal diş rengini taklit edebilen beyazımsı zirkonyum altyapısı, diğer metal destekli kaplamalara göre hem daha sağlamdır hem de biyouyumluluğu sayesinde vücut tarafından kolayca kabul edilir. İşlem, öncelikle tedavi edilecek dişin çürüklerinden arındırılması ve yüzeyinin şekillendirilmesiyle başlar. Ardından diş ölçüsü alınarak veya dijital tarayıcı ile ağız içi veri elde edilir. Elde edilen dijital model üzerinde bilgisayar destekli tasarım (CAD) yapılır ve sinterlenmiş zirkonya bloktan kaplama frezelenir. Gerekirse porselen tabaka eklenerek estetik değeri artırılır. Son aşamada, hazırlanan zirkonyum kaplama özel yapıştırıcılar (siman) yardımıyla dişe sabitlenir.

Bu yöntem, geleneksel porselen kaplama ile benzer şekilde uygulanır ancak metal içermediği için yanaklarda metal yansıması veya alerji riski bulunmaz. Zirkonyum oksit, yüksek sıcaklıklarda (≈1400°C) özel fırınlarda oksijenle reaksiyona sokularak seramik haline getirilir; bu sayede kaplama son derece sert ve dayanıklı olur.

Zirkonyum Kaplama Ortalama Ömrü Ne Kadardır?

Bilimsel çalışmalara göre zirkonyum kaplamalar uzun süreli kullanım için güvenilir sonuçlar vermektedir. Bir sistematik derleme, zirkonyum tek diş kaplamalarının ortalama 5 yıllık takip sonunda %98,3 gibi çok yüksek sağkalım oranına sahip olduğunu rapor etmiştir. Benzer şekilde bir klinik çalışmada anatomik modifiye çerçeve tasarımlı zirkonyum kaplamalar 10 yılın sonunda %92,9 oranında sağlam kalmıştır. Daha uzun dönem veriler de ümit vericidir: 15 yıllık prospektif bir çalışmada kümülatif başarısızlık oranı %28,3 olarak bulunmuş ve geriye %71,7 sağkalım oranı hesaplanmıştır. Yani genel olarak, literatürde zirkonyum kaplamaların 10–15 yıl veya üzeri sürelerle rahatlıkla kullanılabildiği belirtilmektedir. Elbette kaplamanın ömrü hastanın bakımına, alışkanlıklarına ve tedavi kalitesine göre değişebilir.

Zirkonyumun Ömrünü Etkileyen Faktörler

  • Ağız hijyeni ve diş eti sağlığı: Düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve profesyonel temizlik, kaplamanın etrafında plak birikimini önleyerek altındaki diş ve diş etini sağlıklı tutar. İyi ağız bakımı, kaplama kenarının altında çürük oluşma riskini azaltır.
  • Parafonksiyonel alışkanlıklar (bruksizm): Diş sıkma veya gıcırdatma gibi alışkanlıklar, üzerine binen aşırı yük nedeniyle kaplamanın çatlamasına veya yerinden oynamasına yol açabilir. Araştırmalar, bruksizmli hastalarda zirkonyum kaplamalarda başarısızlık oranının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu durumda gece plağı gibi önlemler gerekebilir.
  • Beslenme alışkanlıkları: Aşırı asitli yiyecek/içecek tüketimi (asit seviyesinin düşük olması) veya çok sert besinlerle ısırma, kaplama kenarında dişeti çekilmesine ya da kaplama yüzeyinde aşınmaya neden olabilir. Şekerli ve yapışkan gıdılar da çürüğe yatkınlığı artırır.
  • Genel sağlık ve alışkanlıklar: Sigara içimi, kontrolsüz diyabet gibi sistemik durumlar diş eti sağlığını olumsuz etkileyerek kaplama ömrünü kısaltabilir. Ayrıca diş iltihabı ve enfeksiyon gibi durumların tedavisi ihmal edilmemelidir.

Bu faktörlere dikkat ederek doğru bakım sağlandığında zirkonyum kaplamaların ömrü maksimuma çıkarılabilir.

Diğer Kaplama Türleri

Diğer Kaplama Türleri ile Karşılaştırma

  • Porselen (Seramik) Kaplamalar: Geleneksel porselen kaplamalar da estetik olmakla birlikte altlarında metal destek varsa zamanla diş eti çekilmeleri metal çizgiyi gösterebilir. Zirkonyum ise tamamen beyaz yapısı sayesinde bu sorunu ortadan kaldırır. Ancak saf porselene kıyasla zirkonyum daha az şeffaf olabilir.
  • Metal Destekli (PFM) Kaplamalar: Metal alt yapılı kaplamalar oldukça dayanıklıdır, ancak metal renkli görüntüsü ve alerji riski dezavantaj oluşturur. Zirkonyum kaplamalar ise metal içermediği için doku dostudur ve metal çizgisi problemi yoktur. Ayrıca zirkonyum PFM’ye göre daha yüksek kırılma dayanımına sahiptir.
  • Lityum Disilikat (E-max) Kaplamalar: E-max gibi lityum disilikat seramikler ön bölge estetigi için çok uygundur ve ışığı güzel geçirir, ancak dayanıklılıkları zirkonyumdan daha düşüktür. Aşırı yük altında çatlayabilirler. Bu nedenle arka dişlerde veya köprülerde zirkonyum tercih edilebilir. Öte yandan zirkonyum tek diş kaplamalarda monolitik (porselensiz) olarak kullanıldığında %100 sağkalım oranı göstermiştir, oysa porselen kaplı versiyonlarda daha fazla kırılma görülmektedir.
  • Avantaj/Dezavantaj Bazlı Seçim: Zirkonyum çok sert ve dayanıklı olduğundan arka dişlerde kırılmayı önlerken, ön dişlerde E-max veya porselen lamineler daha doğal görünüm sağlayabilir. Seçim, hastanın ihtiyacı, estetik beklentisi ve bütçesi göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.

Konu ile alakalı olarak Zirkonyum mu yoksa Lamine mi? Hangisini tercih etmelisiniz yazdığımız kapsamlı içerikten inceleyebilirsiniz.

Zirkonyum Kaplama Avantajları ve Dezavantajları

  • Avantajlar: Zirkonyum kaplamalar yüksek sertlik ve kırılma direncine sahiptir. Metal içermezler, bu sayede gri çizgi veya metal alerjisi riski olmaz. Doğal diş rengine yakın tonlarda üretilebildiği için estetik gülüş sunar. Monolitik zirkonyum (tek parça) kullanıldığında porselen katmanı olmadığı için çatlama riski neredeyse yoktur; bir çalışmada monolitik kaplamalar 5 yıl sonunda %100 sağkalım sağlamış, porselen kaplı zirkonyumda ise bu oran %95,8’e düşmüştür. Ayrıca zirkonyum biyouyumlu bir maddedir, doku reaksiyonu ihtimali çok düşüktür.
  • Dezavantajlar: Zirkonyum kaplamalar çok sert olduğundan karşıdaki dişi fazla aşındırabilir; bu nedenle polisajlarına dikkat edilmelidir. Porselen kaplamalı zirkonyumlarda çatlak ve çip riskleri vardır; 10 yıllık bir takipte ince kaplamaların %50’sinde porselen kırığı bildirilmiştir. Ayrıca zirkonyum kaplama için dişten biraz daha fazla madde kaldırılması gerekebilir. Yeni nesil zirkonyumlar ön bölge estetiğinde gelişmiş olsa da tamamen saf porselene kıyasla biraz daha az ışık geçirir. Maliyet olarak da genellikle metal desteksiz kaplamalardan daha yüksek olabilir. Sonuç olarak, zirkonyum kaplama yüksek dayanıklılık sunarken porselen kırıkları veya aşındırıcı etkiler gibi dezavantajları göz önünde bulundurulmalıdır.

Uzun Ömür İçin Hastanın Dikkat Etmesi Gerekenler

  • Özenli Ağız Bakımı: Günde en az iki kez florürlü diş macunu ile fırçalama ve diş ipi kullanma, kaplama kenarındaki bakteri birikimini önler.
  • Düzenli Kontroller: 6 ayda bir diş hekimi muayenesi, kaplamanın uyumunu ve dişeti sağlığını kontrol ettirmenizi sağlar.
  • Gece Plağı Kullanımı: Eğer diş sıkma (bruksizm) eğilimindeyseniz, gece plağı takarak kaplamanın ve diğer dişlerinize binen yükü azaltabilirsiniz.
  • Sert ve Yapışkan Yiyeceklerden Kaçınma: Badem, fındık gibi sert kuruyemişleri veya çok sert cisimleri kaplamayla ısırmayın. Şekerlemeleri kaplama üzerinde bırakmamaya çalışın.
  • Asitli ve Aşındırıcı Gıdaları Sınırlama: Ekşi gıdaların (turşu, limonata vb.) aşırı tüketiminden kaçının. Sigara ve çok renkli içecekler (çay, kahve, kola) kaplama kenarına renk verebilir; bu alışkanlıklardan uzak durmak yararlı olur.
  • Diyet ve Genel Sağlık: Dengeli beslenme, özellikle kalsiyum ve D vitamini alımı kemik ve diş sağlığını destekler. Diyabet gibi sistemik hastalıkları kontrol altında tutmak da ağız sağlığını korur.

Bu önlemler, zirkonyum kaplamanızın beklendiği ömrü aşarak uzun yıllar boyunca sağlıklı kalmasına yardımcı olur.

Zirkonyum Kaplama Sonrası Bakımı Nasıl Yapılır?

Kaplama tedavisinden hemen sonra dişte hafif hassasiyet veya diş eti tahrişi olabilir; bu normaldir ve birkaç gün içinde azalır. Şunlara dikkat edin:

  • İlk Günler: Anestezinin geçmesinin ardından diş hekiminizin önerdiği ağrı kesicileri kullanabilirsiniz. Çok sıcak/soğuk içeceklerden kaçının, çok sert yiyecek yemeyin.
  • Düzenli Fırçalama ve Diş İpi: Kaplama takıldıktan sonra dişlerinizi yumuşak bir fırçayla nazikçe fırçalayın ve diş ipi ile kaplama kenarını temizleyin. Özel bakım diş macunu veya ağız gargaraları kullanılabilir.
  • Geçici Kaplama Durumu: Eğer geçici kaplama kullanıldıysa, kesinlikle yapıştırıcısının çıkmaması için yumuşak gıdalar tüketin. Geçici kaplama gevşerse hemen diş hekiminize bildirin.
  • Ağız Gargaraları: Antiseptik ağız gargaraları (KLORHEKSİDON vb.) ile geçici olarak gargara yapmak, diş etlerini rahatlatır ve enfeksiyon riskini azaltır.
  • Alışkanlık Kontrolü: Alkol bazlı ağız gargarası kullanıyorsanız dozunu ve sıklığını hekiminizle kararlaştırın. Çikolata, sakız gibi yapışkan gıdalar kaplamadan uzak durulmalı.
  • Takip Randevuları: İlk bir hafta içinde diş hekiminize görünerek kaplamanın oturuşunu kontrol ettirin. Daha sonra 6 ayda bir doktor kontrolü önerilir.

Bu bakım adımlarını izlemek, kaplamanızın altındaki diş dokusunun sağlıklı kalmasını sağlar ve olası komplikasyonları önler.

Kaplama Yenileme Zamanı Geldiğini Nasıl Anlarsınız?

Zirkonyum kaplamalar son derece dayanıklı olsa da, her restorasyonda olduğu gibi zamanla yenileme gerekebilir. Şu durumlarda yenilemeyi düşünmelisiniz:

  • Çatlak veya Kırık: Kaplamada, özellikle porselen tabakada gözle görülür çatlak veya kırık oluşması.
  • Gevşeme veya Düşme: Kaplama yapıştırıcısının çözülmesi sonucu kaplamanın sallanması ya da düşmesi.
  • Diş Eti Çekilmesi: İleri yaş veya diş eti hastalığına bağlı olarak diş eti seviyesinin düşmesi, alt metal destekli kaplamalarda estetik sorun yaratabilir (zirkonyumda metal olmamasına rağmen margin açığa çıkabilir).
  • Alt Diş Çürüğü: Kaplama kenarından diş içine sızan bakteriler zamanla çürüğe yol açabilir. Diş hekiminiz hassas bir aletle altı çürük taraması yapar.
  • Renk veya Doku Değişikliği: Zamanla kaplamanın rengi veya parlaklığı eskisi kadar canlı olmayabilir. Ayrıca komşu dişlerinizin rengi değiştiğinde uyum bozulabilir.
  • Yaş Faktörü: Genel olarak her 10-15 yılda bir kaplamanın durumu gözden geçirilmeli. Nitekim literatürde 15 yıllık bir çalışmada kaplamaların yaklaşık %28’i farklı nedenlerle başarısız olurken, geriye kalan %72’si sorunsuz kalmıştır.

Bu işaretlerden birini fark ettiğinizde zaman kaybetmeden diş hekiminize başvurmalısınız. Erken müdahale ile kaplama altındaki dişinize zarar gelmesi önlenir. Unutmayın ki kaplamanın başarısını korumak için sadece kaplamanın değil, onu taşıyan dişin de sağlıklı olması şarttır.

Özel Yeditepe Diş Kliniği’nin Teknoloji ve Uzmanlık Farkı

Özel Yeditepe Diş Kliniği, 2003’ten bu yana İstanbul Kağıthane’de hizmet vermekte olup uzman doktor kadrosu ve ileri teknoloji altyapısı ile öne çıkar. Kliniğimizde her branşta uzman diş hekimi (protetik, endodonti, ortodonti, periodontal, vb.) görev yapmaktadır. Modern kliniğimizde, dijital dişhekimliği ekipmanları sayesinde hazırlıklar yüksek hassasiyetle gerçekleşir. Özellikle tomografi (CBCT) destekli implant planlama ve 3D intraoral tarayıcılar gibi teknolojilerle cerrahi ve restoratif uygulamalar tamamen dijital ortamda yürütülür.

Kendi protetik laboratuvarımızda CAD/CAM cihazlarıyla zirkonyum kaplamalar hızlı ve kaliteli bir şekilde üretilir; böylece hastalarımıza hem bekleme süresini kısaltan hem de sonuçları garanti eden bir hizmet sunuyoruz. Klinik ortamımız, son teknoloji ekipmanlarla donatılmış olup hijyen ve konfor standartlarını en üst düzeye çıkarır. Yeditepe Kliniği olarak misyonumuz; her hastamıza güvenilir, konforlu ve estetik bir tedavi deneyimi sunmaktır.

Sık Sorulan Sorular

  • Zirkonyum kaplama ağrı yapar mı? Kaplama işlemi lokal anestezi altında gerçekleştirildiği için tedavi sırasında ağrı hissetmezsiniz. İşlem sonrası birkaç gün geçici hassasiyet olabilir; bu normaldir ve ağrı kesiciyle kontrol altına alınabilir. Kaplama takıldıktan sonra genellikle ağrı olmamalıdır.
  • Zirkonyum kaplamanın rengi değişir mi? Kalıcı yapıştırılmış zirkonyum kaplama, kendi içinde renksiz ve leke tutmaz bir malzemedir. Zahmet etmediğiniz takdirde (örneğin kahve, çay lekesi gibi dış etkenler) kaplama rengi uzun süre sabit kalır. Ancak kaplama kenarındaki dişetinde çekilme olursa, altındaki doğal diş (veya siman çizgisi) görünmeye başlayabilir. Düzenli temizlik ile bu risk azaltılır.
  • Kaplama altındaki diş çürür mü? Kaplama altındaki dişi koruyucu bir kılıf gibi düşünün: İyi yapıştırılmış kaplama, dişi dış etkenlerden büyük ölçüde korur. Ancak kenarlarında bakteriler birikirse, uygun bakım yapılmazsa kenar çürüklerine neden olabilir. Bu yüzden fırçalama ve diş ipi ihmal edilmemelidir. Düzenli diş hekimi kontrolleri ile alt dişin durumu izlenir.
  • Zirkonyum alerji yapar mı? Zirkonyum, biyouyumlu bir malzemedir ve nadiren alerjik reaksiyon yapar. Metal içermediği için çoğu hasta tarafından sorunsuz kabul edilir. Metal alerjisi geçmişiniz varsa zirkonyum iyi bir alternatiftir.
  • Kaplama sonrası hassasiyet normal mi? Yeni kaplama takıldıktan sonra birkaç gün hafif sıcak-soğuk hassasiyeti olması normaldir. Kalıcı yapıştırıcı tam sertleşene kadar dişi soğuk/sıcak etkenlere karşı duyarlı olabilir. Bu şiddetli ağrı şeklinde devam ederse hekiminize danışın.
  • Yeditepe Kliniği’nde zirkonyum fiyatları nasıl belirlenir? Zirkonyum kaplama fiyatı kaplama sayısı, gerekiyorsa ek estetik işlemler ve kullanılan teknolojiye göre değişir. Kliniğimiz, her hasta için özel tedavi planı belirlerken şeffaf bir fiyatlandırma yapar. Detaylı bilgi için danışman hekimimizle görüşebilirsiniz.

Zirkonyum kaplamalar, doğru uygulama ve bakım koşulları sağlandığında uzun yıllar sorunsuz hizmet verecek niteliktedir. Özel Yeditepe Diş Kliniği uzman ekibi olarak, sizlere en son teknoloji ve bilimsel yaklaşımla hizmet vermeye hazırız. Sağlam ve estetik bir gülüş için tüm sorularınızda yanınızdayız. Zirkonyum kaplama veya diğer diş tedavileri ile ilgili detaylı bilgi ve ücretsiz muayene randevusu almak için hemen kliniğimizi arayabilir veya web sitemizden online randevu formunu doldurabilirsiniz.

Dt. Nubar Özcamcı

Dt. Nubar Özcamcı

Dt. Nubar Özcamcı, Özel Yeditepe Diş Kliniği’nin kurucusu ve başhekimidir; implantoloji ve estetik diş hekimliği alanında 20 yılı aşkın deneyime sahiptir.

More Posts - Website